DETOKS DİYETLERİ SAĞLIĞINIZI TEHLİKEYE SOKABİLİR

DETOKS DİYETLERİ SAĞLIĞINIZI TEHLİKEYE SOKABİLİR

Kalan son 3-5 kilo fazlanızı sıvı detoksu ile vermeyi düşünüyorsanız, tekrar düşünün. 1 hafta boyunca günde 1000 kaloriden az alıp; protein ve yağdan uzak beslendiğinizde, vücudunuzda tehlike çanları çalmaya başlar

Detoks diyetleri gerçekten kilo vermenize ve daha sağlıklı olmanıza yardımcı olmaz.Birçok araştırma ve akademik örgüt çalışmaları; böyle bir genellemenin olmadığını kanıtlar nitelikte. Bir detoks programında bir kaç gün geçirmenin muhtemelen ciddi bir zararı olmayacaktır ancak; bu kısıtlayıcı diyetlere uzun süre bağlanmanın yarardan çok zararı olabilir. Bu tür aşırı kısıtlayıcı ve günlük hayattan uzun süre kopmaya sebep olan diyetler potansiyel olarak tehlikelidir. Verilen kilolar daha fazlasıyla geri alınabilir,üstelik zaman ve maddi kayıp da göz ardı edilmemelidir.

          Çok moda olan çeşitli “detoks” diyet programları günümüzde mevcut. Neredeyse her gün vücudumuzu hem temizleyen,hem de mucizevi şekilde kilo verdirdiğini iddia eden ürün ve rejimler ortaya çıkıyor.
Peki ama vücudumuz acaba bu besinsel “zehirlerden” kendini temizleyemiyor mu? Kolonunuzun, karaciğerinizin ve lenf bezlerinizin gerçekten arınmaya ihtiyacı var mı? Kilo kaybı ve optimal vücut performansı için bu detoks diyet planlarından birini denemeli misiniz? Bunun için aşağıda yazılanları dikkatle inceleyip daha sonra karar vermenizi önermekteyim.

Detoks diyeti nedir?

Detoks diyetleri sadece lenf, böbrekler ve karaciğere detoks sürecinde yardımcı olması beklenen işlenmemiş bitkisel besinlere izin verecek şekilde kısıtlayıcıdır. Genelde izin verilen işlenmemiş gıdalarla gerçekleştirilmekle birlikte; temeli doğal beslenmeye ve arınmaya dayanır. Kahve, çay, alkol, işlenmiş besinler ve hayvansal ürünler detoks diyet programlarının bir parçası değildir. Bir ölçüde baklagil, balık ve sebze meyve ağırlıklı bu beslenme tipi kabul edilebilir ancak sadece sıvılar-litrelerce su veya otlarla hazırlanan özel formüller son derece tehlikeli olabilir. 10 gün boyunca hiç katı yiyecek yemeden sadece sıvı alınan programlar dahi mevcut.
Bitkisel bazlı ve dengeli protein içeren bir diyetle beslenmek sağlıklıdır ancak çoğu detoks diyeti aşırıya kaçmaktadır. Kısıtlı yiyecek-içecek çeşitliliği ve minimum kalori düzeyi endişe vericidir. Çünkü böylesine sıvı diyetlerle, vücudunuzun yaşamsal faaliyetlerini sürdürmek için ihtiyaç duyduğu protein ve yağ gibi besin ögelerini sağlamak imkansızdır.

  HAYDİ GELİN TAMAMEN SIVI VE KESKİN KURALLARI OLAN DETOKS KÜRLERİN,VÜCUDA ALINDIKTAN SONRAKİ YOLCULUĞUNU VE NE TÜR ETKİLERİ OLDUĞUNU İNCELEYELİM:

İlk yudumdan sonra
Beyninizden gelen açlık sinyalleri, kocaman bir meyve suyu şekeri ile yanıtlanmış oldu. Yanlış bir fikre kapılmayın; sebze suyu detoksları kesinlikle daha sağlıklı değil. Şekerli içecekler, pankreasın insülin pompalamasını sağlar ve kanınızda glikoz olarak dolaşan şekeri hücrelere gönderir.

30 dakika sonra
Hücreler glikozu emdikten sonra, kan şekeriniz düşmeye ve başınız dönmeye başlar. Kısaca kendinizi pek de iyi hissetmezsiniz. Bu arada düşük kalori aldığından vücudunuz, karaciğerinizde ve kaslarınızda kısa süreli stokladığı enerjiyi (glikojen) tüketmeye başlar.

2 gün sonra
Her bir meyve suyu shot’ı ile insülin seviyeniz tavan yapar ve sonra çöküşe geçer. Glikojen seviyeniz çok azalmış durumdadır, neredeyse kaybolmuştur. Bu da kendinizi çok yorgun ve enerjisiz hissetmenize yol açar. İhtiyacınız olan kalorilerin yarısını aldığınız için, vücudunuz iki uzun süreli enerji kaynağını kullanmaya başlar; trigliserid -yağ hücrelerinde biriken bir çeşit enerjidir- ve protein -bu da kaslardan yer. Böylece her gün egzersiz yapsanız bile kaslarınız erimeye başlar.

3 gün sonra
Beyniniz bu durumdan hiç mutlu değildir ve kendini yarı-açlık moduna sokarak vücuttaki ketonları tüketmeye başlar. Keton cisimcikleri karaciğer tarafından açlık veya düşük karbonhidrat diyeti uygulandığı durumlarda üretilir. Ketonlar, düşük kaliteli benzin olarak düşünülebilir; sonuç olarak kendinizi odaklanmakta zorluk çeken, huzursuz ve zihni bulanık olarak bulabilirsiniz.

Ayrıca protein eksikliğinden, beyniniz amino asit eksikliği çekmektedir; bunlar ruh sağlığınızı korumak için gereklidir. Bu yüzden kendinizi depresif hissetmeye başlarsınız. Eriyen kaslarınızdaki proteinler, amonyak ve ürik asit olarak kanınıza karışır. Böylece siz detoks yaparken, böbreklerinizde kanınızı detokslamaya çalışır!

Sıvı detoksunda içtiğiniz meyve sularının yüksek karbonhidratlı oluşu, bağırsaklara daha fazla sıvı gitmesini ve böylece tuvalette daha fazla vakit geçirmenizi sağlar. Bağırsaklarınızdaki fazla su, diyare olma ihtimalinizi arttırır.

4. günden sonra
Hiç yemek yemediğiniz için ince bağırsağınız ihmal edilmiş hisseder. Bağırsaktan kana besin taşıyan ince fiber doku körelmeye başlar; bu da diyarenizin kötüleşmesi demek. Yüzünüzdeki sağlıklı pembeliğe veda edebilirsiniz…

  1. Günde
    Nihayet katı gıdalar yemeye başladınız. Ama o da ne! Çok kas kaybettiniz ve yediklerinizi artık daha zor yakacaksınız ve muhtemelen bunlar da yağa dönüşecek! İşte bu yüzden yo-yo diyetleri kilo vermeyi zorlaştırır. Kaybettiğiniz kasların vücudunuzdaki yağa oranı, metabolizmanızı mahveder ve kalori yakmanız çok zorlaşır. Verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri alabilirsiniz.

Peki Tüm Bu Olumsuzluklara Rağmen Detoks Halen Çekici Mi?
Detoks diyetlerinin vaat ettiği kısa sürede bütünsel temizlik, hızlı kilo kaybı ve kamp hayatı birçok kişiye cazip gelebiliyor. Özellikle geçmiş diyet denemelerinde hayal kırıklığına uğramış kişiler başarısızlığı programa yükleyip her yeni programda sihirli bir yol arama çözümüne daha sıcak bakabiliyorsunuz. Oysa gerçekçi olmayan bir diyet programına başlamaktansa,öncelikle kişinin sağlıksız davranışa yol açan sorunları belirlemek adına  kendiyle yüzleşmesi,beslenme hatalarını kabul edip;uzun süreli ve kalıcı çözümleri uzmanlar eşliğinde araması çok daha doğru. Çünkü sağlık; kompleks bir sistemi içinde barındırır. Emek ve zaman ister. Vücudunuza ne tür etkileri olduğunu bile bilmediğiniz bilinçsiz uygulamalara sağlık emanet edilmez!

Detoks diyetlerinin potansiyel tehlikeleri
Yüksek miktarda sıvı kaybı,hassas sıvı ve elektrolit dengelerini alt üst ederek gastrointestinal  sıkıntı, baş ağrısı, yorgunluk ve asabiyete yol açabilir.

          Sinir sistemi harabiyetine dayalı depresyon,ani kasılmalar, titremeler ve kramplar oluşabilir. Barsaklarınızı temizlemek için tıbbi bir operasyona girmeyecekseniz lavmana (barsağın yıkanması boşaltılması) gerek yoktur. Bu tür boşaltım vücudun doğal sıvı ve elekrolit dengesini bozarak enfeksiyona, düzensizliğe ve dehidrasyona yol açabilir. Bunun yerine barsaklarınızın iyiliği için lif açısından zengin bir diyet daha doğrudur.

»Doğal yoldan detoks
Detoks yapmanın en iyi yolu,dengeli beslenip mevsiminde en doğal ve taze besinleri tüketip;rafine edilmiş hazır gıdalardan uzak durmak,sigara-alkolü hayatınızdan çıkarmak ve yeterli su içerek vücudunuza gerekli besin ögelerini sağlamaktan geçer. Tıbbi bir sorununuz olmadığı sürece vücudunuz kendine zaten oldukça iyi bakar. Karaciğer ve böbrek vücuttan toksinleri atan silahlardır.

          Eğer diyetinizde sizi endişelendiren belirli şeyler varsa yeterli su içmiyor, sigara ve alkolü yoğun tüketip, işlenmiş rafine edilmiş yağlı ve şekerli besinlere yöneliyorsanız; hızlı ve geçici çözümler yerine beslenmenizi temelden değiştirmeyi deneyin.

Cevap Bırakın

Your email address will not be published.